1 Eylül 2012 Cumartesi
Mızıkçı Dede
Evvel zaman içinde,
Kalbur saman içinde,
Aman bana ne kalburdan samandan!
Anlatmıyorum işte...
Masal mı kaldı ulan anlatılmadık;
Gördüğümüzü masal diye duysaydık evelden,
Mümkün değil inanmazdık!
O ki diyeceğim;
Artık ne saman kaldı,
Ne var kalburu bilen.
Masalsız yatın, düşsüz uyuyun.
27 Ağustos 2012 Pazartesi
Kapaklı Saat
Ece Ayhan
KAPAKLI SAAT
1. Kellesi alınmak üzre Mermer Denizi'nden çağrılmış ve
aptesi atılmış adam yaşlıdır;
"gençtir yeşildir kıymayın!"
ya da gençtir;
"etmeyin yaşlıdır mısırdır!"
2. Hâlet Efendi çakmak gözlüdür. Akrebi düşmüş saatinin
kapağını açmıştır.
Araya girenlere karşılığı;
"bre her zaman orta yaşlı adamı nerden bulacağız!"
3. Kim diyebilecek Öküz Irmağı'nda ve dahi Ötesi'nde ka-
paklı saat yoktu?
[Ece Ayhan, Bütün Yort Savul'lar: Toplu Şiirler 1954-1997 s.218'den yazı karakteri dışında aynen alıntılanmıştır.]
KAPAKLI SAAT
1. Kellesi alınmak üzre Mermer Denizi'nden çağrılmış ve
aptesi atılmış adam yaşlıdır;
"gençtir yeşildir kıymayın!"
ya da gençtir;
"etmeyin yaşlıdır mısırdır!"
2. Hâlet Efendi çakmak gözlüdür. Akrebi düşmüş saatinin
kapağını açmıştır.
Araya girenlere karşılığı;
"bre her zaman orta yaşlı adamı nerden bulacağız!"
3. Kim diyebilecek Öküz Irmağı'nda ve dahi Ötesi'nde ka-
paklı saat yoktu?
[Ece Ayhan, Bütün Yort Savul'lar: Toplu Şiirler 1954-1997 s.218'den yazı karakteri dışında aynen alıntılanmıştır.]
26 Ağustos 2012 Pazar
Rumeli Bozgunu
Rıza Tevfik Bölükbaşı
Gülşeni açmadan emel goncası,
Sarsar-ı felaket perişan etti;
Sevgilim o düşmanın hain pençesi,
Saçından bir tutam tel aldı, gitti!..
Biz zaten varını talan etmiştik,
Vatanın bağrını al kan etmiştik,
Analar yurdunu viran etmiştik,
O viran yurdu da yel aldı gitti!
Biz hakkın yüzüne sille vurmuştuk;
Vicdanın emrine karşı durmuştuk.
Cehennem üstüne köprü kurmuştuk,
Namert köprüsünü sel aldı, gitti!...
Allah'ın gazabı şarka uğradı.
Katil çetesini kırdı, doğradı,
Anamı sövenin kızı, avradı,
Bulgar çobanından döl aldı gitti!
[Feylosof Rıza Tevfik, Deccal, 6 Mart 325, sayı:7, sayfa:2]
Gülşeni açmadan emel goncası,
Sarsar-ı felaket perişan etti;
Sevgilim o düşmanın hain pençesi,
Saçından bir tutam tel aldı, gitti!..
Biz zaten varını talan etmiştik,
Vatanın bağrını al kan etmiştik,
Analar yurdunu viran etmiştik,
O viran yurdu da yel aldı gitti!
Biz hakkın yüzüne sille vurmuştuk;
Vicdanın emrine karşı durmuştuk.
Cehennem üstüne köprü kurmuştuk,
Namert köprüsünü sel aldı, gitti!...
Allah'ın gazabı şarka uğradı.
Katil çetesini kırdı, doğradı,
Anamı sövenin kızı, avradı,
Bulgar çobanından döl aldı gitti!
[Feylosof Rıza Tevfik, Deccal, 6 Mart 325, sayı:7, sayfa:2]
25 Ağustos 2012 Cumartesi
Gökyüzü Sarayı
Elif nûn cîm
Nâlâ padme hum
Tutmayın lan uçuyorum
Cennetin yamacında
Kan kırmızı gökyüzü;
Böğrüne böğrüne zilletin
-Nizam denen adına-
Hançeri sokuyorum.
Gök mavisi hançerim
-Ki sapı neşeden, ucu aşktan yapılı..
Zevkin is kokulu bahçelerinde,
Şehvet şakıyan şarkılarını dinlerim aşkın;
Ben benimle demlenirim.
Anlayamazsın zahid haddin değil!
Yararak bağrını varlığın,
Vererek kendimi erdiğim
Hakikate varamazsın, haddin değil!
Kana kana içtiğim aşkın zerresini içemezsin.
Gözünü alamazken yerden, ayağını da kesemezsin.
Şükret ulan süründüğüne;
Uçamazsın sen; haddin değil!
Işıl ışıl emdiğim cemale
Eremezsin sen; haddin değil!
Duman duman tüterim
Neşemin doruğunda.
Hakikat değil mi şu;
Gölgesini gördüğüm demimin buğusunda?
Sevda değil mi kana kana içtiğim?
Kandıkça yanıyorum,
Yanıyorum yandıkça.
Alev alev nehirler,
Fersah fersah kuyular
Görüyorum yandıkça.
Takıp da neşe kanadını,
Uçup da cinnet köprüsünden
En derin bahçesine konuyorum.
Cenneti bencileyin,
Seviyorum yandıkça.
Nâlâ padme hum
Tutmayın lan uçuyorum
Cennetin yamacında
Kan kırmızı gökyüzü;
Böğrüne böğrüne zilletin
-Nizam denen adına-
Hançeri sokuyorum.
Gök mavisi hançerim
-Ki sapı neşeden, ucu aşktan yapılı..
Zevkin is kokulu bahçelerinde,
Şehvet şakıyan şarkılarını dinlerim aşkın;
Ben benimle demlenirim.
Anlayamazsın zahid haddin değil!
Yararak bağrını varlığın,
Vererek kendimi erdiğim
Hakikate varamazsın, haddin değil!
Kana kana içtiğim aşkın zerresini içemezsin.
Gözünü alamazken yerden, ayağını da kesemezsin.
Şükret ulan süründüğüne;
Uçamazsın sen; haddin değil!
Işıl ışıl emdiğim cemale
Eremezsin sen; haddin değil!
Duman duman tüterim
Neşemin doruğunda.
Hakikat değil mi şu;
Gölgesini gördüğüm demimin buğusunda?
Sevda değil mi kana kana içtiğim?
Kandıkça yanıyorum,
Yanıyorum yandıkça.
Alev alev nehirler,
Fersah fersah kuyular
Görüyorum yandıkça.
Takıp da neşe kanadını,
Uçup da cinnet köprüsünden
En derin bahçesine konuyorum.
Cenneti bencileyin,
Seviyorum yandıkça.
23 Ağustos 2012 Perşembe
Eşref'ten
Kimseler (...)'e alnı yere gelmiş diyemez
Doğduğundan beri (...) dönmedi Şeytan'a bile
Çok cevâmide, mesâcidde dolaştı ama
Koymadı alnını hiç secde-i Rahmân'a bile
Hacıyatmaz gibidir gö.. oğlu gö..
Ayak üstünde durur düşse de mizana bile
[ Eşref, 1 Nisan 1909, sh:3; İzmirli Hafız Tevfik için söylenmiştir.]
Doğduğundan beri (...) dönmedi Şeytan'a bile
Çok cevâmide, mesâcidde dolaştı ama
Koymadı alnını hiç secde-i Rahmân'a bile
Hacıyatmaz gibidir gö.. oğlu gö..
Ayak üstünde durur düşse de mizana bile
[ Eşref, 1 Nisan 1909, sh:3; İzmirli Hafız Tevfik için söylenmiştir.]
22 Ağustos 2012 Çarşamba
Eşref'ten
Ey bana tıynet-i Adem'de saman var mı diyen
Bir daha eyleme benden bu sual-i hamı
Balçığında saman olsaydı eğer ebu-l beşerin
Çatlayıp da yarık olmazdı ananın a..
[Deccal, Mısır, 1320, sh.58; Bir köy öğretmeninin Eşref'e Hz. Adem'in yaratıldığı çamurda saman olup olmadığını sorması üzerine söylenmiştir.]
18 Ağustos 2012 Cumartesi
Haysiyetsiz Balina
Bir balina gördüm, sabaha karşı düşümde;
Maviydi ve uçuyordu.
Önüne geleni de yutuyordu. Yılanmışçasına,
Bir ara dükkana girdi sürünerek,
Tam yutacakken beni,
Dişlerini gördüm;
Fırçalamamış hiç besbelli.
Bir varoş şarkısı söylüyor,
Üstünde mavi mor planktonlar.
Derken kiracı Arap,
-Meğerse avukatmış bir gâvur memleketinde-
Başladı nefret suçlarından biz vaaza; iyiydi de keratanın hitâbeti..
Bizimki uçgaçlarını çırptığı gibi yutuverdi herifi.
Tutmaya da kalkmasın mı bir de daireyi.
Dedim "Olmaz hemşeri, rahatsız olur sonra komşular;
Obursun, varoş çocuğusun üstelik bekârsın!"
Düştü omuzları balinanın,
Ağlamasın mı bir de utanmadan!
Ben ömrümde böyle tiksinç balina görmedim.
Balıklarınki gibi kokuyordu üstelik gözyaşları,
Memeliliğimden utandım.
Maviydi ve uçuyordu.
Önüne geleni de yutuyordu. Yılanmışçasına,
Bir ara dükkana girdi sürünerek,
Tam yutacakken beni,
Dişlerini gördüm;
Fırçalamamış hiç besbelli.
Bir varoş şarkısı söylüyor,
Üstünde mavi mor planktonlar.
Derken kiracı Arap,
-Meğerse avukatmış bir gâvur memleketinde-
Başladı nefret suçlarından biz vaaza; iyiydi de keratanın hitâbeti..
Bizimki uçgaçlarını çırptığı gibi yutuverdi herifi.
Tutmaya da kalkmasın mı bir de daireyi.
Dedim "Olmaz hemşeri, rahatsız olur sonra komşular;
Obursun, varoş çocuğusun üstelik bekârsın!"
Düştü omuzları balinanın,
Ağlamasın mı bir de utanmadan!
Ben ömrümde böyle tiksinç balina görmedim.
Balıklarınki gibi kokuyordu üstelik gözyaşları,
Memeliliğimden utandım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)